27 Ekim 2016 Perşembe

WHITEHOUSE

Whitehouse, 1980'de İngiltere'de kurulan, erken dönem endüstriyel müzik ile bağlantılı bir müzik türü olan 'Power electronics'in öncüsü bir gruptur. Power elecronics kadar çağdaş ekstrem noise müziği ve türlerinin, Avrupa, ABD, Japonya ya da başka yerlerde ortaya çıkmasında kilit rolü olan dünyanın gelmiş geçmiş en sıradışı ve bir o kadar da tartışmalı gruplarından biridir. Kolay kolay müzik endüstrisi tarafından sindirilebilecek işler yapmayan bir grup olmalarından ötürü aslında hak ettikleri ölçüde tanınmış bir grup da değildir.
Whitehouse, Thatcher döneminin muhafazakar yaklaşımlarına bir tepki olarak doğmuştur, ismi ironik olarak Whitehouse adlı porno dergisi ve ahlak propogandacısı Mary Whitehouse'a gönderme niteliğindedir.


Industrial Records ve T.G çevresindeki sanatçıların (SPK, Cazzaza, Boyd Rice gibi) 80 öncesi erken dönem ekstrem yaklaşımlarından, estetiğinden ve deneysel noise çalışmalarından etkilenen ancak giderek T.G ve çevresindeki grupların popüler yaklaşımlarından ve sergiledikleri trend'den memnun olmayan William Bennet klasik endüstriyel müziğin çıkardığı gürültüyü kültürel ve sonik açıdan daha ekstrem bir boyuta taşımaya karar verir ve endüstriyel müziğin bir alt türü olarak görülen 'Power Electronics'i hayata geçirir. İlk LP'lerinde yer aldığı gibi 'saf insani durumları kesmek' ve 'kayıt edilmiş en ekstrem müziği' üretmek istemektedir. (Grup bir süre sonra Genesis P-Orridge'yi bile yaptıkları şeylerle sinirlendirir ve P-Orridge, Whitehouse'un onları çok yanlış anladığını söyler.) 

Grubun kurucusu ve kalıcı olarak kalan tek isim William Bennet, 1979'da katıldığı 'Essential Logic' adlı post punk grubunda gitar çalmaktadır. Beat Rhythm News (1979) albumünde iki tane parça yapar ancak herhangi bir övgü ile karşılaşmaz, bundan ya da grubun sınırlı yaklaşımlarından dolayı gruptan ayrılır. Sonrasında (daha sonra Foetus'u kuran) J.G. Thirlwell  ve  (Mute Records'un kurucusu) Daniel Miller ile farklı ve daha deneysel bir post-punk grubu 'Come' ve çalışmalarını basmak için kendi label'ı Come Organisation'u kurar. Bu dönemde Come için kullandığı küçük sarı renkli tarihi 'EDP Wasp' adlı synthesizer' ardından kurduğu Whitehouse'un şiddetli ve ekstrem sound'unu yaratmasında önemli bir alt yapı oluşturur. William Bennet, ayrıca 2009'daki röportajında Alvin Lucier, Robert Ashley, Yoko Ono gibi erken dönemdeki deneysel etkilenimlerinden de söz etmiştir. 

sexualis whitehouse ile ilgili görsel sonucuGrup 1980'de debut albümü 'Birtdeath Experience'ı yayınlar, çiğ sound'una rağmen, parça yapıları, ekstrem öğeler düşünüldüğünde klasik power electronics kadar ekstrem noise türleri açısından da önemli bir yere sahiptir. Bu tarihten itibaren Come Organisation'dan yayınladıkları eserler, giderek daha da sert ve acımasız çalışmalar olarak tarihe geçen birer klasik niteliğindedir. 1981'de yayınladıkları Erector, agresif deneysel noise için standartları belirleyen bir eser olur. Yine 1981'de Steven Stapleton ile birlikte kaydettikleri 'The Murderous Passions' adlı özel çalışma avangard/deneysel bir müzisyen ile ekstrem noise bir müzisyenin birlikte çalışabileceğine ilişkin bir örnek niteliğindedir. 1982'de yayınladıkları 'New Britain' döneminin faşizmini alaycı bir şekilde konu alır, yine 1982'de yayınladıkları 'Psychopatia Sexualis'te çeşitli seri katillerden bahsederler ve kapaktaki tanıtımda ilk defa 'power electronics' terimine yer verirler.

sexualis whitehouse ile ilgili görsel sonucuPhilip Best gruba 1982 sıralarında, 14 yaşında evden kaçarak dahil olur. O tarihten itibaren düzenli düzensiz grubun üyesidir. Grup 1982'de canlı olarak ilk defa sahne alır. Polislerin durdurduğu olaylı konserlere imza atarlar. Canlı konserleri için kullandıkları 'Aktion' sözcüğü Viyana Aksiyonistlerine gönderme nitelindedir. ABD turundan sonra 1983'te yayınladıkları 'Right to Kill' ile 1985'te yayınladıkları Great White Death en şok edici albümleri olur. Bu çalışmalarında seks ve şiddeti lirik konusu olarak alırlar ve duyulmayacak halde ekstrem elektronik sound ile birlikte sunarlar.

sexualis whitehouse ile ilgili görsel sonucu
Bennet'in, T.G'nin Industrial Records'u ve The Residents'ın Ralph Records'undan esinlenerek kurduğu 'Come Organisation' ve Ramleh elemanlarının kurduğu 'Broken Flag', 80'lerde ortaya çıkardıkları power electronics/noise kültür için oldukça önemlidir. Müzik endüstrisini T.G gibi hicvederek, Whitehouse orjinallik anlamında oldukça uzun bir yol almıştır. T.G, Industrial Records'u bir kuruluş olarak sürdürürken, Whitehouse 'Come Organisation'u kişisel özgürlüğün ve kişisel zevkin her ne pahasına olursa olsun sağlanması gerektiğini savunan radikal liberteryen politik bir kollektif olarak sürdürür. Kişisel zevkin ekstrem ideolojisini farklı medyalarla ifade ederek, giderek büyüyen gizemli statülerine dayanan kült bir izleyici kazanırlar. Punk ile paylaştıkları sosyal normlara karşı tavırları ve kendin yapçı anlayışı oldukça ciddiye alırlar. Come organisation, Whitehouse'un çalışmaları dışında Sutcliffe Jugend ve Maurizio Bianchi için yaptıkları 'Leibstandarte SS MB' gibi 'olaylı' çalışmalarla öne çıkan ekstrem elektronik müzik üzerine yoğunlaşmıştır. 'Great White Death', Come etiketiyle çıkan son albümleri olur. (Bennett daha sonra label'ı yeni ismi 'Susan Lawly' adıyla yenileyerek devam eder. Ayrıca bu label'dan kadın noise ve ekstrem türde sanatçılardan oluşan 'Extreme music from woman'ı yayınlar.) Bundan sonra grubun bütün elemanları Londra dışına dağılırlar ve ayrı hayatlar yaşamaya başlarlar. Bennet ileride, bu dönem için üyelerin yapmak istediklerinin çoğunu yaptıklarını düşünmeye başladıklarını söyler. Ancak daha sonra Whitehouse, Amerikalı ses mühendisi Steve Albini'nin 1990'ların 'Thank Your Lucky Stars'ından başlayarak kaydettiği bir dizi albümle yeniden geri döner. Albini grupla, Bennet'in bütün prodüksyon görevlerini aldığı 1998'e kadar çalışır. Right To Kill ve Great White Death'teki temalardan pek sapmadan orjinal sound'larına bağlı kalarak 90'larda bir dizi albüm yayınlarlar.

1990'larda genel line up Bennett, Best ile (sadizm ve pedofili üzerine kitaplarıyla bilinen) Peter Sotos'tur. Sotos 2002'de ayrılır, grubu iki kişi olarak bırakır.

Grup 1980'lerde canlı performanslarında  Kevin Tomkins (Sutcliffe Jügend), Steven Stapleton (Nurse With Wound), Glenn Michael Wallis (Konstruktivists), John Murphy (SPK), Stefan Jaworzyn (Skullflower, Ascension), Andrew McKenzie (The Hafler Trio) ve Peter Sotos ile çalışır.

1990'ların başında grup p.e sound'undan sorumlu olan analog ekipmanları kaldırır, onların yerine yoğun bir şekilde bilgisayarlara yaslanır.  2000'den itibaren bazen 'djembe' gibi Afrika enstrümanlarından 'perküsyon ritimlerini' hem sample olarak hem de stüdyo'da çalarak bünyesine katmaya başlar. Whitehouse'un kimi parçalarında bulunan ve tekno'yu andıran beat'ler ve Bennet'in kendisinin kaydettiği (ama sahte ve ironi ile karışık yayınladığı) 'Afrika'dan noise sanatçılar' adlı toplaması daha sonraları yarattığı deneysel afro endüstriyel tribal çalışması Cut hands'in habercisidir (Ve bugün dans pistlerinde Whitehouse'un beat'lerle dolu parçalarının remikslerine de rastlanabilir.)

Son dönemde Zeitkratzer ile yaptıkları ortak çalışma ile Avangard kanona da dahil olurlar.

Bennett Whitehouse'u 2008'de, Cut Hands projesine odaklanmak üzere bitirir. Philip Best, Consumer Electronics ile yola devam eder.

Grubun tartışmalı lirikleri Marquis De Sade, Sotos, Bataille benzeri yeraltı yazarların yapmak istediği şeylerle bağlantılıdır. Kullandıkları temalar daha çok sosyal tabular ile ilgilidir, derin bir sosyal eleştiri ile bağlantılıdır ve yapmaya çalıştıkları şey, amaç, muhafazakar politikaların yürürlükte olduğu bir dönemde statükoyu sarsmaktır.

Whitehouse bizlerin masum olmadığını göstermeye çalışıyordu ve öyle de değildi, tavrı hiç bir zaman bu gibi şeyler üzerinden prim yapmaya çalışan gruplar gibi olmadı, tam tersine insanoğlunun karanlık tarafına gönderme yapıyordu, ekstrem elektronik müzik olarak adlandırdıkları şey Whitehouse'un uzmanlaştığı alandı. Tartışmalı lirikleri ve görselleri ile ilgilendikleri konular; sadistik seks, tecavüz, misojini, seri katiller, çocuk suistimali, neo nazi fetişizmi ve diğer şiddet ve abjeksiyon biçimleri vb gibi sosyal sapmalardı. 

Whitehouse üyeleri, dinleyicinin  yorumuna göre farklı anlamlar taşıyabilecek müzikleri, ekstrem içerikli sözleri ve görselleri ile ironi ve karanlık bir mizah anlayışı ile dolu kışkırtıcı performans sanatı geleneğinden etkilenerek oluşturdukları rolleri ve izleyenlere yaklaşımları, etraflarında onları takip eden bir kitle ile bir anti-entertainment anlayışı içinde yürüdü ve böylelikle Come/Broken Flag ile birlikte uluslararası bir ekstrem gürültü müziği alt kültürü geliştirdiler. Açıkçası, yaptıkları kimi şeylerle de etraflarındaki bazı insanları da zıvanadan çıkardılar. (Genesis'i kızdırmaları, Bennet'in Maurizio Bianchi'nin çalışmasına Goebbels'in resmini o istemeden koyması, Afrikalılar üzerine yaptıkları sahte toplama...) Ancak uzun yıllar sonra yaptıkları ile ilgili bir öz eleştiri yaptılar.
Parçaları iyi bir şekilde kaydedilmiş, farklı bir şekilde düzenlenmiş deneysel noise parçalardır ve synthesizer alt yapıları, bazen kalp atışına benzer elektronik sub-bass ritmler, feedbackler, şiddetli gürültü banyoları, belli belirsiz, bazen distorsiyonlu, yankılı haykırış şeklindeki vokaller eşiliğinde bir çok bileşeni olan bir içeriğe sahiptir (ve klasik bir p.e. kompozisyonun belki nitelikleri diyebiliriz bunlara) ve aslında dinleyicinin hislerine göre bir terapi sunan dinlendirici nitelikte de olabilmektedir. Canlı performanslarında ses ve performansları ile yarattıkları katarsis en iyi şekilde bu müziğin içine girip tüm unsurlarını, titreşimlerini, bedeninizde hissetmenizi ve yaşamanızı sağlar. Philip Best, yakın bir röportajında bu müziği başka bir müzik türünün statüsünde olduğu gibi bir stüdyoda kaydetmek için zamanında çok uğraş verdiklerinden bahseder.

Power Electronics yani 'Güç elektroniği' ironik bir şekilde Nietzhce'nin 'güç istemi' kavramına bir göndermedir. Buradaki açık gönderme müzik endüstrisine yöneliktir. Müzikleri politik doğrucu bir duruş içermez, politik gündeme 'net' bir gönderme niteliği taşımaz ve daha çok ahlaksal normları ve tabuları sorgulamaya yöneliktir. Whitehouse gibi klasik p.e 'yi sürdüren nitelikli İngiliz gruplar (Ramleh, Suttclife Jugend, Con-Dom, The Grey Wolves) sayılıdır, elbette ki günümüze gelene kadar müzik faklı ve sağcı söylemler, trendler, ana akımın baskısı gibi unsurlardan etkilenmiştir. Ancak yine de nitelikli bir şekilde p.e yapan çok iyi projeler hala var ve hala yaşam savaşı vermektedir. 

Whitehouse ve Power Electronics'in yarattığı tahribat tabii ki bugün hala da tartışılan konulardan olsa da gelinen noktada noise müzik, ekstrem müzik üzerinde yarattığı etki oldukça büyük. Merzbow gibi Japon elektronik ve ekstrem noise sanatçılarını, Swans gibi grupları, ekstrem içerikli örneğin Brainbombs gibi noise rock gruplarını  etkilediler. İlk çıktıkları tarihte death metal diye bir müzik türü bile yoktu. 

Kaynakça ve ileri okumalar için: 
https://en.wikipedia.org/wiki/Whitehouse_(band)
http://www.discogs.com/artist/58520-Whitehouse
http://www.allmusic.com/artist/whitehouse-mn0000820195/biography
Whitehouse: Asceticists or Libertines? (Microbionics, 2012)
Fight Your Own War: Power Electronics and Noise Culture






21 Ekim 2016 Cuma

Gaspar Noé - Carne (1991)


New French Extremity'nin belki de en önemli yönetmeni Gaspar Noé, ekstrem içerikleri ve sosyal sapmaları konu alan filmleri ile günümüzde oldukça ün kazanmıştır.
 Genel olarak Gaspar Noé'nun yapıtları, 2010'lara kadarki en ekstrem haliyle 'Power Electronics' müziğin, amacını, anlamını, en iyi ifade eden bakış açısına sahip filmlerdendir. P.e. fanlarının favori filmlerinden 'I stand Alone'(Herkese Karşı Tek Başına), 'Irreversible'(Dönüş Yok) ile devam eder ve transgresif, tabu kırıcı sahneleri ile tanınırlar. 'I stand alone'un fanları ve henüz bilmeyenler için, Noé'nun pek bilinmeyen 'Carne'(Et) adlı kısa filmi, 'I stand alone'un öncesini anlatıyor.

gaspar noe carne ile ilgili görsel sonucu

20 Ekim 2016 Perşembe

Pig - Rozz Williams (1998)



Christian Death, Shadow Project (Deathrock) ve Premature Ejaculation'dan (Industrial, Noise) tanıdığımız Rozz Williams'ın ölmeden önce en son Nico B. adlı yönetmen ile birlikte çektiği 1998 yapımı (deneysel, psikolojik, korku) kısa film çalışması. Hikaye kısaca katil (R. Williams) ve kurbanı (James Hollan)'ın çölde buluşması ile başlıyor ve harabe bir evde devam ediyor. Film çeşitli gerçek işkence sahneleri ile devam ediyor ve Rozz bunlarla ilgili kitabı 'Why God Permits Evil'dan talimatlara bakıyor. Rozz Williams aynı zamanda çok iyi bir kolaj sanatçısı ve bazı çalışmalarını dvd ile birlikte verilen bu kitabında görebilmek mümkün.



rozz williams pig ile ilgili görsel sonucu

http://principia-esoterica.com/2013/04/pig-1334/
http://lethalamounts.com/2016/07/30/art-rozz-williams/